13 Kasım 2009 Cuma

BALKABAKLARIM


Fuat Gencal, 13. 11. 2009, Çavuşbaşı


BALKABAKLARIM

        Bugün oğlum evde. Kendisi biraz rahatsız olmasına rağmen fenbilgisi sınavına girmek için okula gitti. Sınavdan çıktıktan sonra da izin alarak hemen eve geldi. Bana fazla yardımcı olamadı; ama birkaç fotoğraf çekti. Fotoğraflar her şeyi anlatıyor ya, yine de birkaç paragraf yazayım.


        Hava da, maaşallah çok güzel. Bahçeye çıktım ve sezonun son kabaklarını topladım. Eee... son diyorum, sağolsun eşim bu sene kabaklarımızın çoğunu sattı. Öyle güzel olmuşlardı ki, bir tanesi 15-20 kg. gelen kabaklar vardı. Kalan kabaklar, eşimin satmadığı ufak tefek kalanlar... Kalan kabakları toplamak da bana nasip oldu. Sağolsun, oğlum da bana yardım etti de hepsini bir araya getirdim.


        Bu sene iki farklı cins balkabağı ekmiştim (balkabağı adına pek alışamadım bizimköyde hep kestanekabağı derler) Bir cinsini eski işyerimdeki arkadaşımın annesi Giresundan göndermişti. Beyaz kestane kabağı oldu ve çok da güzel büyüdüler. Eşim bunların çoğunu sattı, hatta tohumluk bile küçük bir tane bıraktı.

       Diğer cinsini ise bu sene ilk defa diktik. Onu da Sivastan bir arkadaşımın babası gönderdi. Bu cins çok fazla büyümemesine rağmen bal gibi tatlı çıktı. Tüm kabak tatlılarımızı bu cinsle yaptık gerçekten çok lezzetli oldu. Bu kabaktan tohumlukta ayırdık Allah ömür sağlık verirse seneye tekrar dikeceğiz.


       İki adet de dolmalık kabaktan tohumluk ayırdık. Bu cins kabağımız çok verimli. İnanın, iki kök kabaktan alınan ürün bir ailenin kabak ihtiyacın karşılar. Ama çok sulamak kaydı ile. Yeni fidelerin ilk ekildiğinde çok suya ihtiyacı olmaz. Bu dönemde bir iki sulama yeterli olur. Fakat büyüyüp kabak vermeye başladığında bol su ihtiyacı başlar. Kabakları toplayıp sulayın. Tüm arkadaşlarıma ayırdığım bu dolmalık tohumlarımdan veriyorum.


        Kabak yemek hem sünnettir, hem de şifa. Halk arasında "Pergamber aşı"olarak bilinir. Kabak yemeğine dereotu, sumak, defne yaprağı, maydanoz, sarmısak katmak, çorbasına sirke ilave etmek şifasını daha da artırır.


"Ey Aişe! çorba pişirdiğiniz zaman kabağını çok koyunuz! Zira kabak üzüntülü kimsenin gönlünü güçlendirir."
(Hadis-i Şerif)

2 yorum:

EBRULİ dedi ki...

ne güzellerr,maşaallahhh.Kabağın faydaları say say bitmez.Ben de çok severimm.Oğlunuza çok geçmiş olsun.Umarım daha iyidir.sevgiler..

Fuat Gencal dedi ki...

Çok teşekkür ederim. Sağolun.

Related Posts with Thumbnails