17 Ağustos 2010 Salı

İSTANBUL YANIYORMUŞ


İSTANBUL YANIYORMUŞ
Bu akşam iftar için kardeşime davetliydim.  Kardeşimin Dudulludaki evlerine iftara gittim. İnanın yandım. Çok sıcak piştik evde oturamaz duruma gelince erkenden kalkmak zorunda kaldık.
Havalar son iki haftadır çok sıcak gidiyor. Bahçeme bile ya sabah çok erken iniyorum ya da iftara yakın. Yoksa bahçede bile durulmuyor. Gerçi biz sıcaklardan fazla bunalmıyorduk. Sürekli bir esinti olması insanı rahatlatıyordu. Fakat güneşten kendimizi çok koruyoruz. Ve çok güneşe çıkmıyoruz.

Ramazan ayımızda çok güzel geçiyor öyle fazla susamıyorum. Kardeşim iftara davet edince bugün akşam ahırlarını yaptıktan sonra eşim, çocuklar ve kayınvalidemle Dudulluya kardeşimin evine gittik. Gelinim Neslihan sağolsun çok özenerek mükemmel bir sofra hazırlamıştı. Çok güzel yedik içtik ama ev öyle sıcaktıki pervaneler bile bana yeterli olmadı. Hatta bir ara kaynanam "hadi hemen gidelim fenalık geçiriyorum" dedi. Eşim  annesinin başına soğuk su dökerek biraz rahatlattı. Fakat bende artık dayanamaz duruma gelince erkenden kalkmak zorunda kaldım. Eve gelince bahçemde ağacımın altında en az iki saat oturduktan sonra biraz rahatladım ve eve çıktım. İstanbul gerçekten yanıyormuş Mevlam dışarda, güneşin altında çalışanlara yardım etsin.
Sevgi ve saygılarımla 

3 Ağustos 2010 Salı

ARI VIZ VIZ


ARI VIZ VIZ
Dün ikindi çayımı balkonda içmek istedim. Bugün yemek bloğumda yayınlayacağım çokoprens kurabiyelerimin tadını test ederek. Eşimle birlikte hem Yaman Beyden bahsediyorduk, hemde çayımızı yudumluyorduk. Bir ara eşim."Yamanı az daha Ülviye ablamın oğlu Murat öldürecekti" dedi. Nasıl dedim nasıl öldürecekti? "Yaman bey çok fazla öttüğü için Murat sesinden rahatsız olmuş. Onun için  önce Mısır çarşısında horozun sesini kesmek için ne yapmak gerekiyor diye araştırmış ama kime sorduysa  Herkes  horozun sesini kesemeyiz demişler o da çare olarak az daha tüfekle kafasından vurup öldürecekti" Şaşırdım ne demek horozun sesini kesmek! Ne biçim çocuk bu ya!
Yaman Bey gece 2-2,5 gibi ötmeye başlar "haydi kalkın teheccüd namazlarınızı kılın" der. Ardından sabah namazı girdiğinde yine"haydi sabah namazına"diye ötmeye başlar harici bir zamanda ya da şöyle diyeyim vakitsiz bir zamanda öttüğünü hiç duymadım. Eşim"Ülviye ablada aslında Yamanı çok sevdi senden hep onda kalmasını isteyecekti ama Murat "uyuyamıyorum işe geç kalıyorum" diye bağırıp çağırmasından rahatsız oldu ve  istemeyerek de olsa Yamanı geri verdi"

Arı vız vız diye başlık attım.Ama yine Yaman Beyden bahsediyorum. Demek dünki olay bizi çok etkiledi. Çok korktum çok. Hatta babam kendi bloğunda "SON DAKİKA HABERLERİ" olarak yayın yapmayı   bile  düşünmüş. Kardeşim hemen aradı "üzülmememi, kendimi yormamamı" söyledi.
Çayımı yudumlarken arkamdan vız vız diye sesler duymaya başladım. Önce sinek mi? nedir bu dedim. Ama vız vızların biraz sert ve çok geldiğini gördüm. Hemen inceleme yapmaya başladım.  Birde ne göreyim: Babamların İzmit'e giderken bizde bıraktıkları mutfak dolabının bizimde balkona koyup içerisine fazlalıkları koyduğumuz dolabın kapak kısmında arılar yuva yapmışlar petek oluşturmuşlar. Aklıma hemen annemin " Oğlum neden arı bakmıyorsun? Senin orası çok müsait orman hep kestane ve ıhlamur ağacı dolu çok şahane arı olur" sözü geldi işte arılar kendileri gelmişti. Arı vız vız derkende kardeşimin yazısını düşünerek bu başlığı attım. Negüzel bir arıdan tüm ailemle bir araya geldim. Hepsini andım. Hepsini çok seviyorum.
(Arılar yaban arısı olduğu için hiç bir şey yapmadım dolabın kapağını yine kapadım. Kışın açmak üzere arıları yuvalarında rahat bıraktım.)
Sevgi ve saygılarımla.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

YAMAN BEYİ KAYBEDİYORDUM


YAMAN BEYİ KAYBEDİYORDUM
Yaman bey kimdir? Diye geçti içinizden biliyorum. Yaman Bey benim üzerinde tam 7-8 yıl çalıştığım ve üstünde en az 7 ayrı ırk olan damızlık horozum. Bugün tam olarak 3 yaşında. Az daha bugün Yaman Beyi kaybediyordum.

7 ayrı ırk demek: Farklı 7 cins tavuğun tüm özelliklerini üzerinde taşıyor demek. Hatırlarsanız, Karakızım bana süpriz yapmıştı. Ormanda yumurtlamış civcivlerini çıkartıp eve getirmişti. İşte o civcivler tek babadan ve aynı annenin yumurtalarından  çıkmıştı. Ama rengarenkti civcivlerin içerisinde her cins civciv vardı.

Bundan yaklaşık iki ay önce Ülviye ablam" kuluçka yatıracağını ve Yaman Beyin yavrularının olmasını istediği için belli bir süre kendisine vermemi " istedi. Ben kuluçkalarımı yatırmıştım. Bütün kuluçkalar çıktığında epeyi civciv çıkacaktı. Dahada kuluçka yatırmayacağım için  Yaman Beyi ablama verdim. Ablamda yaklaşık 2 ay gibi bir süre kalan Yaman Bey, ablamın boxer ve sosis cinsi köpeklerine alışmış artık köpeklerden kaçmaz olmuştu. Orada görevini tamalayan Yaman Beyi (Ablam toplam 2 kuluçka tavuk yatırdı ve yaklaşık 30 civciv çıkarttı.) dün eve getirdim.

Bu sabah  çok sıcak ama puslu bir hava hakimdi. Oğlumla bu sene ektiğimiz fidanları sularken tavuklarıda açtık havalansınlar gezsinler diye. Tüm tavuklar civcivler dışarıda iken bizde oğlumla fidanları suluyorduk. Hortumun uzanmadığı yerleride 10 kiloluk büyük şaşal bidonları ile sulamaya başladık. Ben taşa oturdum hortumla şaşalları dolduruyorum. Oğlum dolan şaşalları fidanların dibine döküp geliyor yeni bidonu alıyor. Bir ara öyle hızlı olmaya başladık ki bidon dolmadan oğlum boşaltıp yanıma gelmeye başladı. İşte ne oldu ise o sırada oldu Köpeğimiz Reis zincirini koparmış ve hızla yanımıza gelmişti onu gören tavuk ve civcivler çil yavrusu gibi etrafa dağılmışlardı.

Fakat Yaman Beyde en ufak bir tedirginlik yoktu ve hala yerde yem topluyordu.

Reis Yaman Beye doğru hamle yaptı ve ben yakaladı zannettim. Yaman büyük bir bağırtıyla kaçmaya başladı. Reis peşinde bende hemen ayağa kalktım ve Reis'e durması için bağırıyorum. Ama ne çare ki hayvanın gözü dönmüş nasıl yakalarım diye deli gibi koşuyor. Oğlum koşarak Reisin önünde durdu bu sefer Reis yön değiştirdi  ve tavukların peşinden koşmaya başladı. Çok heyecanlandım. Kalbim hızlı hızlı atmaya başladı. Aklıma hemen rahmetli İsmet amcam geldi. İsmet amcam  kangal köpeği zincirinden boşalınca insanlara zarar vermesin diye peşinden koşmuş fakat kalbi fazla heyecana dayanamamış kalp krizi geçirerek bu hayata veda etmişti. Sakin olmaya çalıştım. Olsun yakalarsa yakalasın dedim. Ve koşmadım. Ama içim içimi yiyordum. Yakalarsa ben bir şey yapamıyorum diye. Oğlum sağolsun kıvrak hareketleri ile Reisi yakaladı ve bağladı.

Çok heyecanlı bir gün yaşadım Ben çok korktum. Yaman Bey çok korktu korkudan uzun süre ortaya çıkamadı. Oğlum çalıların arasında bulup kapıya getirdi.

Yaman Bey korkuyla yanıma geldi ve"tehlike geçtimi?" diye sorar gibi idi.

Diğer tavuk ve civcivler gayet rahat hayatlarına devam ediyorlardı. İnşaallah Yamanda bu korkuyu atlatacak.

Sevgi ve saygılarımla.
Related Posts with Thumbnails